Mayıs ayının ortasında Vilneus-Riga-Tallin rotamiz in ilk ayağındayız . Bremen’den yaklaşık iki saatlik bir uçak yolculuğu ile geldik. Hava durumu parçalı bulutlu diyordu ama öyle güzel bir havayla karşılastik ki anlatamam. Mayıs ayında Türkiye’nin hiçbir yerinde bu kadar güzel hava yakalamak mümkün değil. Sadece T-shirt ile tüm günü geçirebilirsiniz. Bu satırları yazarken yağan yagmuru Riga otobusunde izliyorum. Biraz şanslıyım sanırım 🙂
Şimdi başlayalım şehri anlatmaya :
Vilneus, Avrupa’daki en büyük eski şehir e sahip olmasına rağmen aslında yine de ufak bir şehir. Günü birlik bir ziyaret ya da 1-2 gece kalmalı bir seyahat te rahatlikla şehri gezebilirsiniz. Biz gece hayatına vakit ayirmadik. Eğer bunu düşünüyor saniz cuma veya ctesi gelip haftasonu geçirilebilir.
Gece hayatı ile ilgili bilgi….
Şehir Sovyet zamanının izlerini fazlasıyla barındırıyor. Halkın sadece %4 ü ortodox olmasına rağmen birçok ortodox kilisesi göreceksiniz. Bunların hepsi eski Sovyet döneminden kalmalar. Halkın %77 gibi büyük bir çoğunluğu Katolik ve oldukça da dindarlar. Ya da biz çok dini aktivitelerin olduğu bir doneme denk geldik.(16 mayis: bugün Ramazan ayının ilk günü yani ilk oruç tutuluyor, belki Hristiyanlar için de önemli bir gün olabilir ) Her girdigimiz kilisede dua ederken kendini kaptıran, atesli hareketler yapan vatandaslara denk geldik. Katolik bayanların kilisede başlarını orttuklerini bilmiyordum. Baya baya bizdeki eşarp gibi başlarına doluyorlar.
Yazıma baslayisimdan anlayacağınız üzere şehirde oldukça fazla kilise var 🙂 Bazen bir daha kilise gezmem demesem de yine de çoğunu gezmeden dönmüyoruz . Özellikle Avrupa tarihinde kiliselerin yeri çok büyük ve dolayısıyla şehrin en önemli mimari eserleri yine kiliseler oluyor.
Dediğim gibi şehir oldukça küçük. Herhangi bir vasitaya ihtiyaç duymadan sokaklarda yürüyerek şehri gezebilirsiniz. Mutlaka görmeniz gereken yerler :
Uzupis: Kendi anayasalarini yayınlamış, yasal olmasa da kendi özerk bölgeleri olan Uzupis’ı ziyaret etmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Nehrin karşı kıyısına geçtiğinizde Uzupis sınırlarından giriyorsunuz ve başka bir dünya sizi bekliyor. Rahat kafalar, özgür ruhların şehri Uzupis oldukça ilgi çekici ve rahat bir ortam. Sokaklarında sakinarak gezip, burdaki özgürlük ortamının tadına varabilirsiniz.
Cross
Kiliseler
Nisantasi gibi olan caddesi
Şehirde maalesef yenecek özgün birşey bulmak pek mümkün değil. Birkaç yerde güzel gürcü restoranlari gördük. Burda değil ama daha önce başka yerlerde Gürcü restaurantlarda yediğim için rahatlıkla önerebilirim. Bir çok faklı çorbalar var. Lokal lezzet ler için şunu önerebilirim.