Prag şehri Orta Çağ denilince ilk akla gelen rotalardan, ziyaret eden herkesin övgüyle bahsettiği bu özel şehre gitmek uzun süredir aklımdaydı. Sonunda 19 Mayıs’ı birleştirerek bu planı gerçekleştirebildik. Bunca övgü duyduğumdan beklentilerimi yüksek tuttuğum şehir, beklentilerimi karşılayarak Avrupa’da en etkilendiğim şehirler listesinde zirveye oturdu. Eğer tarihi şehirlere merakınız varsa Prag’ı seyahat listenizde ön sıralara almanızı tavsiye ederim. Bizim bu şehir için 2 günümüz var; gezilecek yerler için yeterli bir süre ama eğer şehri yaşamak istiyorsanız tabii ki daha uzun süre ayırmalısınız.

Prag nerededir? Coğrafi yapısı nasıldır?
Çek Cumhuriyetinin başkenti olan şehir, ülkenin kuzey batısındadır. Almanya’ya 110 km uzaklıkta yer almaktadır. 1,2 m nüfusa sahip şehir Çek Cumhuriyetinin en büyük ve en gelişmiş şehridir. Şehrin kurulu olduğu bölge Orta Bohemya diye bilinir. Vltava nehrinin iki yakasına kurulu şehir 20 idari bölgeye ayrılmıştır. Köprüler şehri yada Altın Şehir olarak ta anılan Prag, tarihi MÖ. 4000’li yıllara dayanmakta. Önceleri Alman ve Kelt boylarının yaşadığı bölgeye MS. 600’lü yıllarda Slavlar yerleşmiş. Şehrin yeni ve en büyük meydanına adını veren Wenceslas (Svaty Vaclav) ülkenin koruyucu azizi. Bölgenin Altın Çağı 4.Karl (1346-1378) ile 2.Rudolf (1576-1612) dönemlerinde yaşanmış. Şehirdeki pekçok önemli eser bu dönemlere ait. 1918’de kurulan Çekoslovakya’nın başkenti olan şehir Almanların ve Sovyetlerin işgaline maruz kalmış. 2.Dünya Savaşı sırasında Hitler’in güzelliğinden etkilenerek bombalamadığı söyleniyor. 1993’te Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’nın Kadife Boşanma ile ayrılmasından sonra Prag Çek Cumhuriyetinin başkenti olmuştur. Çek Cumhuriyeti Avrupa Birliği’ne 2004’te girmiş olmasına rağmen kendi para birimi olan CZK kullanmakta. Biz ziyaret ettiğimizde 1 €=26,5CZK idi. Bankalardan döviz bozdurmakta yada direkt CZK çekmekte fayda var. Döviz bürolarının hem kuru düşük hem %20 komisyon alıyorlar.

Prag’a nasıl gidilir? Ne zaman gidilir?
Prag Vaclav Havel Havaalanı Prag merkezinin 14 km kuzeybatısında yer almaktadır. Sabiha Gökçen’den Prag havaalanına sadece pegasus aktarmasız olarak uçmaktadır. Atatürk havaalanından ise günde 3 defa Prag’a direkt uçuşu bulunmaktadır. Aktarmalı uçan havayolları ise AirFrance, Ukraine International, Aegean Airlines, Air Serbia, Aeroflot, KLM olarak sıralanabilir. Eğer Avrupa’da yer alan şehirlerden Prag’a geçmeyi planlıyorsanız tren de güzel bir alternatif, biz hauptbahnhof’tan (Berlin ana tren istasyonu) bindiğimiz Prag treninde geçirdiğimiz 4,5 saatten son derece memnun kaldık. Şehir orta Avrupa’da yer alması ve denizden yüksekliğinin düşük olması nedeniyle yumuşak iklime sahip, Temmuz-Ağustos aylarında çok sıcak olabilir. Ziyaret etmek için ideal dönem Nisan-Haziran ile Eylül-Kasım dönemleri. Eğer benim soğukla aram iyi diyorsanız, kar yağışına rastlayabileceğiniz bir dönemi seçerseniz şehrin müthiş bir manzara sunacağına eminiz.

Prag’ta Nerede kalinir?
Prag turistik bölgeleri oldukça derli toplu bir şehir. Turistik merkez şehrin de ortasında kalan Prag1 Stare Mesto (eski Şehir) bölgesi. Bu bölge içerisinde metro veya tram duraklarına yakın herhangi bir otelde kalabilirsiniz. Çekler oldukça cana yakın ve güleryüzlü; biz kaldığımız stüdyo tipi Apartman dairesinin yerinden de, çalışanlarından da son derece memnun kaldık.Göz atmak isterseniz; Apartmany Narodni

Prag’ta ne yenilir/içilir?
Prag’ta her ülke mutfağının örneklerini bulabilmeniz mümkün. Çek yemek kültürü ağırlıklı et yemekleri ve şarküteri kültürüne dayanmakta. Kızarmış domuz eti, gulaş, rosto, av etleri hemen her lokantada bulabileceğiniz tipik yemeklerden. Ördek eti gibi av etlerini bir de Prag’ta denemelisiniz. Et yemekleri genel olarak lahana, pilav veya patates ile servis ediliyor. Meyveli hamur işleri mutlaka denemeniz gereken tatlardan. Kahvaltı ve akşam yemeklerini hafif geçiştiren Çekler için ana yemek öğle yemeği. Bütün Orta Avrupa şehirlerinde olduğu gibi burada da kahve kültürü çok güçlü. Cafeler arasında şehir manzaraları sunan Cafe Slavia ve Kubist dekoruyla Grand Cafe Orient tavsiye edebileceklerimiz arasında. Çeklerin biraları dünyanın en ünlü ve eski biraları; en ünlüleri; Staropramen, Prazdroj, Budvar, Plzeosky. Ama yerel, kendi birasını üreten yerlerde içmelisiniz; taze biranın tadı oldukça farklı. Pivovar Narodni hem biraları, hem yemekleri, hem de ortamı açısından oldukça güzel bir mekan. İncelemek için; pivovar narodni. Yerel içkileri ise Becherovka, aslen mide ilacı olarak üretilmiş olan içki yoğun tarçın ve karanfil içermekte. Prag yeme içme açısından diğer Avrupa şehirlerinden oldukça ucuz; tabi turistik bölgede yemezseniz. Emin olun şehrin 1 bölgesinin dışında yerseniz ödediğiniz hesaba şaşıracaksınız. Burada makul bahşiş oranı %5-10 seviyesinde.

Prag’tan ne alınır?
Prag’ta el işçiliği oldukça zarif, ve çeşitli. Burada da çin malı ürünler olsa da Çek işçiliği ürünler de bol bulunuyor. Çeklerin cam ve kristal işçiliği dünyaca ünlü, Wenceslas meydanı ve Karl köprüsü çevresinde pekçok dükkandan kristal eşya alışverişi yapabilirsiniz. Demir ve tahta işçiliği de oldukça revaçta, mini şovalyeler, zırhlar, kılıçlar alabileceğiniz diğer hediyelikler. Lal taşı takılar da bu şehirden alabileceğiniz hatıralar. Bir de kuklaları var ki pek bi sevimliler. Stare Mesto Pazarı keyifle dolaşabileceğiniz bir açık pazar; antika eşyalardan tahta oyuncaklara pekçok hediyelik eşya bulabilirsiniz. Pekçok markayı bu büyüleyici şehirde bulmanız mümkün. Palladium, Novy Smichov, Chodov, Arkady Pankrac popüler alışveriş merkezleri. En lüks alışveriş caddesi ise Parizska Caddesi, buradan geleneksel mücevher ve high-end markalardan alışveriş yapabilirsiniz. Douglas’larda Türkiye’de satışı olmayan markaları bulabilirsiniz.

Prag’ta nereler gezilir?/Ne yapmalı?
Prag turistik gezisini 4 bölgede toplamak mümkün. Mutlaka görülmesi gereken bölgeler; Hradcany (Prag Kale bölgesi), Mala Strana (Küçük Mahalle), Stare Mesto (Eski şehir), ve Nove Mesto (Yeni Şehir). Şehir tam bir açıkhava müzesi durumunda. Yeni ile eskinin masalsı harmonisi bu Prag’da gözlemlenebilir.
Hradcany; Burası Prag’ın en eski yerleşim yeri olan Prazsky Hrad (Prag Kalesi) çevresinde kurulmuş yerleşim bölgesidir. Kalenin tarihi 9.yy’a dayanmakta olup tarih boyunca sürekli gelişim göstermiştir. Prag’daki ilk kilise (maria Magdalena Kilisesi) burada kurulmuş. Kale bölgesi 14.yydan itibaren çok büyük gelişme göstermiş olup 4. Karel hükümdarlığında en şaşalı günlerini yaşamıştır. Prag Kalesi şuanda Çek Cumhurbaşkanı makamı olarak kullanılmakta. Kale kompleksi günümüzde 46 hektarlık alanda 3 avludan oluşan ve çeşitli mimari stillerin örneklerini barındıran saray, kilise ve idari yapılardan oluşmaktadır. Kale kurulduktan sonra kralın hizmetinde bulunanlar için Hradcany yerleşimi hemen kalenin altına kurulmuş. Önemli gezilecek yerler;

Aziz Vitus Katedrali; 4. Karel tarafından 1344 yılında inşaatına başlanmış olan bu katedral Gotik mimarinin en görkemli örneklerinden. Katedral biri ana ikisi yan olmak üzere 3 neften oluşmakta. Yan neflerde herbiri bir azize adanmış 23 şapel bulunmakta.Bu şapellerin içinde en önemlisi içinde Çek kraliyet tacının saklandığı Aziz Vaclav Şapeli. Kilisenin ortasındaki lahitin altında kral mezarları bulunmakta. Ana nef yüksekliği 40 m olan katedral ayinlerde aktif olarak kullanılıyor. Heykelleri, 6000 borudan oluşan orgu ve vitrayları ile Çek kültüründe önemli bir yere sahip.

Eski Kraliyet Sarayı (Strary Kralovsky Palac); En eski kalıntıları romanesk döneme kadar giden bu yapıda gotik ve rönesans stilleri gözlemlemek mümkün. Çek Kralları 16. yy.a kadar burada yaşamış, meclis ve mahkeme de bu komplekste imiş. Sarayın önemli bölümlerinden Vladislav Sarayı geç gotik dönemin önemli örneklerinden. Günümüzde burada devlet törenleri, sergiler ve cumhurbaşkanlığı yemin töreni düzenlenmekte.

Aziz George Bazilikası (Bazilika sv. Jiri); Kaledeki en eski kilise olup kökeni 10. yy’a dayanmaktadır. 12. yyda yapılan renovasyon ile romanesk tarza dönüştürülmüştür. Sağ kapı ve kuleler romanesk dönemden kalma. Ön cephe ise 17. yy.dan kalma olup barok stildedir.
Aziz George Manastırı (Klaster sv. Jiri); Bohemyadaki en eski manastır olan yapı krallardan birinin kızkardeşi tarafından Benedikt kadın manastırı olarak kurulmuş. Günümüzde Ulusal Galerinin bir parçası olarak 16. ve 18. yy Bohemya sanat eserleri müzesi olarak hizmet vermekte.
Kale Bahçeleri (Zahrady Prazskeho Hradu); En ünlüsü 1534 yılında inşa edilen Kraliyet Bahçesidir. Bahçede 16yyda rönesans stilde inşa edilmiş olan Belvedere diye anılan Kraliçe Anna’nın yazlık sarayı, grafiti süslemeleriyle dikkat çeken Balo Salonu ve Şarkı Çeşmesi bulunmaktadır. Bahçeler yaz aylarında sabah 10’dan itibaren ziyaretçilere açıktır.
Altın Yol (Zlata Ulicka); Prag’ın en otantik sokaklarından Altın Yol kalenin kuzey gotik surlarına yaslanmış küçücük evlerden oluşmakta. 16 yy’da tüccarların, altın işlemecilerinin ve simyacıların oturdukları bu evlerde şimdi hediyelik eşya satıcıları yer almakta. 22 numaralı mavi kulübe 1916-17 yıllarında Franz Kafka tarafından yazı yazabilmek için kullanılmış.

Prag Kalesine metro yeşil hattı ile Malostranka istasyonundan ve 22-23 nolu tramvaylar ile ulaşmak mümkün.
Mala Strana; Kalenin eteklerine kurulmuş olan bölge; Staremesto’dan Karl Köprüsü ile ayrılmakta. Barok tarzı evler ve zarif bahçelerden oluşan bölge Hanedana yakın olmak isteyen aristokratların yerleşimi için inşa edilmiş. Başlıca gezi noktaları;

Aziz Niklaus Kilisesi; Biri staremesto’da biri mala strana’da olmak üzere 2 farklı bu isimde kilise bulunmakta. Barok tarzdaki süslemeleri ile dikkat çeken kilise 1704-1755 tarihleri arasında inşa edilmiş. 18. yüzyıldan kalma vaiz kürsüsü, yan şapellerde yer alan altar panoları ve freskler kilisenin en dikkat çeken bölümleridir.
Yahudi Mahallesi (Josefov); Avrupa’daki en eski Yahudi yerleşim bölgesi. 16. ve 17. yy’larda Avrupa’daki en büyük Yahudi Gettosu durumundaymış. Dünyanın en eski yahudi mezarlığı ve Maisel, İspanyol, Stranova sinagogları görülmeye değer. Giriş ücretli eğer detaylı gezmeye kalkarsanız 1 gün ayırmanız gerekli.
Kampa Adası ve John Lennon Duvarı; Ada Prag’ın Venedik’i olarak nitelendirilmektedir.Vlatava nehrinin bir kolu olan şeytan deresinin evler arasında kanallar oluşturmasıyla bugunkü halini almıştır. Ada nispeten sakin bir yerel yemek yemek isteyen turistler tarafından ziyaret edilmektedir. Adada yer alan Lennon duvarı Beatles’ın efsanevi üyesi John Lennon’ın ölümünün ardından anısına yapılan graffiti ve şiirlerle bezelidir. Duvar barış ve sevgi’yi temsil etmektedir.

Karl Köprüsü (Karluv Most); Kral 4. Karl tarafından 13.yy’da şovalye dövüşleri için yaptırılmış olan köprü Mala Strana bölgesini Stare Mesto’ya bağlamakta. Köprü 19.yy’a kadar şehrin tek köprüsü imiş. Köprü boyunca 33 farklı heykel ve çeşitli kabartmalar size eşlik etmekte. Köprüyü özellikle gün doğumu ve gün batımında ziyaret etmelisiniz.

Stare Mesto; Şehrin batı yakasında kalan tarihi merkez, daracık arnavut kaldırımlı sokakları ile sizi orta çağ dünyasına çekmekte. Sokaklar sizi mutlaka Eski Şehir meydanına çıkaracak.
Eski Şehir Meydanı; 8 muhteşem kulenin çevrelediği meydanın tam ortasında ülkenin en ünlü din adamı Jan Hus’un heykelini göreceksiniz. Meydanda 2.Dünya Savaşı sırasında hasar görmüş olan Eski Belediye Binası ile onun tam karşısında Tynn Kilisesi yer almakta. Meydanda publarda takılmak yada heykelin çevresinde oturup marketten aldıklarınızı yemek/içmek ayrı bir keyif. Bu meydan bana göre Avrupa’nın en güzel ve en etkileyici meydanı.

Astronomik Saat; Eski Şehir meydanında eski belediye binasının saat kulesinde sizleri karşılıyor. 15.yy’da saat ustası Hanus tarafından yapılmış olan saat mekanizmasının içinden her saat başı çanlar çaldığında 12 minik havari heykelciği çıkıyor. Saat başında burada toplanan kalabalığın içinde yerinizi alarak bu antika saatin şovunu izlemelisiniz. Saat; Orta Avrupa Saati, eski Bohemya Saati, yıldız saati ve Babil saatini göstermekte. O dönem Prag halkının en büyük korkuları ölüm, aç gözlülük, kibir ve Türk İstilası saatin çevresindeki 4 heykelle temsil edilmiş. Evet yanlış okumadınız, Türk istilası; ve elinde saz olan zevki ve sefahati vurgulayan heykel ile temsil edilmiş.

Tynn Kilisesi; Dışı gotik içi barok tarzda olan kilisenin, asimetrik olan kuleleriyle yeryüzünün dişi ve erkek özelliklerini temsil ettiği söyleniyor. Gökbilimci Tyco de Brahe’nin mezarı bu kilisede bulunmakta.

Nove Mesto;
Dans eden ev; Hırvat ve Çek kökenli mimar Vlada Milunic ve Kanadalı Frank Gehry tarafından tasarlanan ‘dans eden ev’ veya ‘Fred&Ginger’ adıyla bilinen yapı şehrin modern yapıları arasında en dikkat çekici olan. Dış cephesiyle dans eden bir çifti andıran yapı halka kapalı bir ofis binası olarak kullanılmakta. 7. katında yer alan Celeste restoranta uğrarsanız bu yapıyı içeriden görme şansını da yakalamış olursunuz.
Wenceslas Meydanı; 929’da öldürülen ve sonraki yıllarda çek milliyetçiliğinin sembolü haline gelen Bohemya kralı Wenceslas’tan adını alan meydan günümüzde şehrin daha modern tarafının önemli meydanlarından ve Ulusal Müzeye ev sahipliği yapmakta. 1918’de Çekoslovakya’nın bağımsızlık ilanı, 1968’de Sovyet tanklarının gelişi, 1989’da Kadife Devrim gibi pek çok tarihi olaya sahne olmuş.
