Rüzgarlı başkent; Berlin, Mayıs 2016

Berlin nerededir? Coğrafi yapısı nasıldır?

Almanya’nın kuzey doğusunda yer alan başkent, tek komşusu olan Brandenburg eyaleti ile çevrilidir. Polonya’ya 70 km uzaklıkta yer almakta olup Spree ve Havel nehirlerinin oluşturduğu deltaya kurulmuştur.Ülkenin en büyük şehri olan Berlin’in nüfusu 3,5 milyondur. Eyalet şehir durumundaki Berlin, 892 km2 alana kuruludur. 12 idari bölgeye bölünmüş olan şehirde çok sayıda Türk yaşamaktadır. Şehir 1277’de kurulmuş olup, Berlin’in kelime anlamı bataklıktır. Şehir merkezi eğimli olmamakla birlikte şehir deniz seviyesinden yüksekliği ve vadi işlevi gören geniş caddeleri nedeniyle oldukça rüzgar almaktadır. Şehrin simgesi ayıdır, gücü simgelemektedir. Eğer beklentiniz kozmopolit, yaşayan, gece hayatı oldukça renkli bir şehir ise Berlin sizi mutlu edecektir. Eğer bir ortaçağ şehri arıyorsanız yanlış yerdesiniz, müzeleri hariç bu şehirde geçmişten kalan yapılara rastlamak zor. Malum Berlin de Almanya’nın geri kalanı gibi 2.dünya savaşı sırasında ağır bombalanan ve savaş sonrasında Amerika, Rusya, İngiltere ve Fransa’nın işgal etmiş olduğu bir şehir. Nazi Almanya’sına da başkentlik yapmış olan şehir acılı bir tarihe sahi. Ayrıca ‘utanç duvarı’ olarak anılan ve şehrin komünist ve kapitalist bölgelerine ayıran duvarın 1961’de örüldüğü ve 1989’da soğuk savaşın bitmesi ile yıkıldığı şehir.

indir

Berlin’e nasıl gidilir? Ne zaman gidilir?

Berlin’de 2 havaalanı bulunmaktadır. Schoenefeld havaalanı küçük olup daha çok low-cost havayolu firmaları tercih etmektedir. Sabiha Gökçen’den Schoenefeld havaalanına sadece pegasus aktarmasız olarak uçmaktadır. Büyük olan Tegel havaalanına ise Türk Havayolları ve Onur air uçmaktadır. Türk havayollarının hem Sabiha Gökçen’den hem Atatürk’ten bu havaalanına uçuşu bulunmaktadır. Eğer Avrupa’da yer alan şehirlerden Berlin’e geçmeyi planlıyorsanız tren de güzel bir alternatif, biz hauptbahnhof’tan (Berlin ana tren istasyonu) bindiğimiz Prag treninde geçirdiğimiz 4,5 saatten son derece memnun kaldık. Berlin Avrupa’nın oldukça kuzeyinde kalması ve çok rüzgar alması nedeniyle soğuk bir şehir, eğer sıcak iklim insanıysanız yazın gitmenizi tavsiye ederim. Biz Mayıs ortasında oldukça üşüdük.

IMG_1811Arkamızda Berliner Dom ile

Berlin’de Nerede kalinir?

Turistik merkez şehrin de ortasında kalan Mitte bölgesi. Bu bölge içerisinde metro veya tram duraklarına yakın herhangi bir otelde kalabilirsiniz. Yalnız otel rezervasyonu yaparken eğer sigara içilmeyen oda istiyorsanız mutlaka belirtin, biz belirtmemize rağmen yoğun bir dönemde gidip geç check in yaptığımız otelde ilk gece sigara içilen odada kalmak zorunda kaldık.

490px-Berlin.svg

Berlin’de ne yenilir/içilir?

Berlin’de her ülke mutfağının örneklerini bulabilmeniz mümkün. Alman mutfağı çok geniş sayılmaz. Eğer Alman mutfağına özgü yemek istiyorum diyorsanız; et, patates ve elmadan kaçamayacaksınız. Etleri genel olarak güzel, patates hemen herşeyin yanında servis ediliyor. Tarçın, elma ve üzümden yapılan apfelstrudel milli tatlıları sayılır, ama elmayı yemeğin yanında garnitür olarak ta servis ediyorlar. Ayrıca elma suyunu da oldukça fazla tüketiyorlar. Acıbademli bir hamur tatlısı olan marzipan hemen her kafede bulunan tatlılarından. Çikolataları da oldukça iyi. Currywurst adını verdikleri körili sosisleri, eğer köri ve domuz sosisini sevmiyorsanız size çok hitap etmeyecektir. Çorbaları Avrupa geneline göre oldukça iyi, sebzeli olanı denemelisiniz. Eğer bizim gibi mayıs ayında geldiyseniz mutlaka kuşkonmaz deneyin. Hardallı bir sos ve patates ile servis ediyorlar; son derece lezzetli. Ve tabii ki biraları… Yerel, kendi birasını üreten yerlerde içmelisiniz; taze biranın tadı oldukça farklı oluyor.

Berlin’den ne alınır?

Berlin’in maskotu ayıdan süs eşyaları, bira bardakları, magnetler hatıra olarak alabilecekleriniz arasında. Dünyaca ünlü her marka bu kozmopolit şehirde bulunabilmekte. KaDeWe ve Tk Maxx daha uygun fiyatlarla alışveriş yapabileceğiniz çok katlı mağazalar arasında. Özellikle Tk Maxx’te saat ve güneş gözlüklerine göz atmalısınız. Kürfurstendamm, Friedrichstrasse, Hackescher Markt popüler alışveriş noktaları; bu caddelerde bohem butiklerden en pahalı markalara ne ararsanız bulabilirsiniz. Alman markası olan Birkenstock’ı beğeniyorsanız Berlin’de Türkiyeden biraz daha ucuza bulmanız mümkün. Douglas’larda yine Alman markası olan ve Türkiye’de satışı olmayan Zoeva markasını bulabilirsiniz, eğer makyaja meraklıysanız far paletlerini değerlendirebilirsiniz.

IMG_1618

Berlin’de nereler gezilir?/Ne yapmalı?

Berlin’in olmazsa olmazlarını sıralamak gerekirse; Berliner Dom, Museumsinsel, Brandenburger Tor ve East Side Gallery başta geliyor.

Berliner Dom; Kaiser 2. Wilhelm tarafından 1894-1905 yıllarında yaptırılan yapı 2.dünya savaşında büyük hasar görmüş olup restorasyonu 18 yılın sonunda 1993 yılında tamamlanmıştır. Şehrin simgelerinden biri olan katedral neo-barok tarzında yapılmıştır. Girişi 8€ olan katedral günümüzde de ayinler için kullanılmaktadır. Eğer Alexanderplatz tarafından geliyorsanız önce nehir tarafındaki arka cephesi karşılayacak sizi, burada fotoğraf çektirmeyeni dövüyorlar. İhtişamlı yapıyı gezdikten sonra girişin baktığı meydandaki Lustgarten Parkında çimlerin üzerinde Berliner Dom manzaralı mini piknik önerilir. Metro ile Alexanderplatz durağından ulaşılabilir.

IMG_1839

Museumsinsel; Unesco’nun Dünya Mirası Listesinde yer alan Müzeler Adası, Spree nehrinin kolları arasında yer alan uzun bir adadır. Güneyde Schlossbrücke köprüsü ve Berlin Katedrali ile başlar. Berlin Katedralinin hemen yanında Eski Müze (alte museum) yer alır, kuzeye doğru devam ederseniz Yeni Müze (Neue Museum), Alte Nationalgalerie, Bergama Müzesi(Pergamon Museum) ile BodeMuseum’u görebilirsiniz. Müzelerden en önemlisi Türkiyeden getirilen birçok eserin sergilendiği Bergama Müzesi, biz bu gidişimizde pekçok önemli bölümün restorasyonda olması nedeniyle ziyaret etmedik; bidahaki sefer artık. Bölgeye ister Alexanderplatz’tan kısa bir yürüyüşle ister Friedrichstrasse metro durağından ulaşılabilir.

Brandenburger Tor; Şehrin 18 kapısından günümüze kalan tek kapı 1788-1791 yıllarında Atina Akropol’ün girişinden esinlenerek inşa edilmiş. Üzerinde dört atlı arabasıyla zafer tanrıçası Nike’ın heykeli yer alıyor. Sadece heykel 5 m yüksekliğinde, rölyeflerde yunan mitolojisinden sahneler betimlenmiş. Hemen kuzeyinde Reichstag (Parlamento binası) yer almakta. Reichstag 1884 yılında neo-rönesans tarzda yapılmış. Cam kubbesi 1999’da eklenmiş olup Almanya’nın yeni cumhuriyetinin şeffaflığını simgelemektedir. Giriş için ücret ödenmiyor fakat önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor.Unter den Linden Metro durağından erişmek mümkün.

IMG_1745

East Side Gallery; Berlin Duvarı’nın Mühlenstrasse caddesi boyunca Oberbaum köprüsünden itibaren uzanan 1,3 km’lik kısmıdır. Duvarın doğu tarafı 1990 yılından buyana 21 ülkeden 118 sanatçının graffitilerini sergilemekte. Warschauer Strasse metro durağından ulaşılabilir.

IMG_1710

Benim zamanım var diyenlerdenseniz gezilecek yerler konusunda diğer önerilerimiz;
Gendarmenmarkt; 48.000 m2 alan üzerine kurulu meydanın iki yanında eş kubbeleri ile Alman Katedrali (Deutscher Dom) ile Fransız Katedrali (Französicher Dom) karşılıklı olarak yer alıyor. Alman Katedrali 1708 yılında tamamlanmış bir protestan kilisesi, Yeni Kilise (Neue Kirche) olarak ta biliniyor. Her iki katedralin aynı olan kubbeleri 1785’te eklenmiş. Bu iki Katedralin arasında ise görkemli Konser Sarayı (Konzerthaus) bulunuyor. Neo-Klasik tarza sahip bina 1821’de tamamlanmış. Berlin Senfoni Orkestrasının evi. Meydanın ortasında ünlü şair/filozof Friedrich Schiller’in heykelini göreceksiniz. Französiche Strasse Metro Durağından ulaşabilirsiniz.

IMG_1691

Alexanderplatz; modern yüksek binaları ve geniş caddeleri ile dikkat çeken meydanda şehrin en yüksek yapısı olan TV kulesi yer almakta. Meydan adını Rus Çarı 1.Alexander’ın 1805’teki ziyaretine borçlu. 1969 yılında inşa edilmiş olan dünya saati meydandaki diğer bir dikkat çekici yapı. TV kulesi (fernsehturm) 368 m yüksekliği ile Berlin’in en yüksek yapısı, 1969 yılında tamamlanan kulenin 203. metresinde gözlem platformu yer alıyor. Gözlem platformunun üst katında ise yarım saatte 1 turu tamamlayan cafesinde Berlin manzaralı kahve içilebilir. TV kulesi girişi 9 € ve oldukça fazla sıra oluyor. Tv kulesinin sağındaki aradan devam edince karşınıza Meryem Ana Kilisesi (Marienkirche) çıkacak. 14. yy başında tamamlanmış olan kilise şehrin en eski yapılarından biri. Gotik mimari örneklerinden olan kilise görülemeye değer. Kilisenin baktığı havuzlu meydanın hemen karşısında Kızıl Belediye Sarayı (Rotes Rathaus) yer alıyor. Berlinin ana belediye sarayı olan bina 1869’da tamamlanmış, İtaly’daki rönesans tarzındaki belediye binalarından esinlenerek ve kırmızı tuğladan yapılmış. Giriş ücretsiz. Bölgeye Alaxanderplatz metro durağından ulaşılabilir.

IMG_1786

Berlin Hayvanat Bahçesi (Zoologischer Garten); eğer hayvanat bahçesi gezmeyi severim veya çocuğumla tatile geldim diyorsanız uğramanız gereken noktalardan. 1844 yılında açılmış olan hayvanat bahçesi 1400 farklı türden 19.000 hayvanın evi durumunda. Kuşhanesi ve akvaryumu görülmeli. Hayvanat Bahçesine giriş için doğu esintileri taşıyan Fil Kapısı veya Aslan Kapısını kullanabilirsiniz. Yıkık kilise (Kaiser Wilhelm Kilisesi) Hayvanat Bahçesinden kısa bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz noktada. Neo-Romanesk kilise 1943 yılında bombalama sonucu yıkılmış, modern binaların arasında kalan yapıya Berlinliler bu nedenle çürük diş diyor. Bölgeye Zoologischer metro durağından ulaşmak mümkün.

DSC_0591
Berlin’e ilk defa geliyorsanız 100 numaralı çift katlı otobüse mutlaka binmenizi öneririm. Bu otobüs Zoologischer Garten Tren istasyonundan Alexanderplatz tren istasyonuna kadar devam etmekte olup bahsetmiş olduğumuz yerlerin birçoğunun yakınından geçmekte. Hem şehrin yerleşimini görmek adına hem de en kolay şekilde ulaşımı sağlamak adına Berlin’in olmazsa olmazı.
Hayat bir yolculuk, tadını çıkarın…

 

Yorum bırakın