Gaziantep gurme turu | Kasım 2015

21-22 Kasım itibariyle 5 ay öncesinden oldukça ucuza almış olduğumuz anadolu jet biletleri ile rotamiz Gaziantep. Rota Gaziantep olunca gezimiz yemek odaklı olacak. Anadolujet uçuşa 2 hafta kala sabah 7 de olan gidiş ucusumuzu sabah 5e alarak programimizi biraz erkene alsa da keyfimizi bozamiyor. 6:30 gibi iniyor ve enterprise’tan önceden rezerve ettiğimiz aracımizi alarak Orkide Pastanesi’nin yolunu tutuyoruz.

DSC_0656

Orkide’de kahvaltı sofrası

Kahvaltıya ilk gelen bizleriz. Burası kahvaltı için daha çok yerli turiste hizmet ediyor. Pastane şehrin geneline göre pahalı. 4 kişi 2 kişilik serpme kahvaltı ekstra Semsek,  antep durumu ve kahve icin 135 tl ödüyoruz. Keyifli bir kahvaltı olsa da daha otantik sevenler için butik otel kahvaltilari daha uygun olabilir. Kahvaltı sonrası kendimizi şehrin simgesi “Çingene Kızı” nın da sergilendiği Zeugma müzesine atıyoruz.

DSC_0684

Zeugma Müzesi

Müze biraz şehir dışında oto sanayi yakınında olduğundan ya taksiyle gitmek gerek yada bizim gibi araç kiralamak. Zeugma müzesi 2011 yılında açılmış,  güzel muzelerimizden. Yer alan eserler ağırlıklı zeugma ve belkis antik kentlerinin ev yada tapınaklarının zemininden çıkarılmış Mozaikler. Fakat Mozaiklerin büyük kısmı ya kaçakçılar tarafından çalınmış ya define avcıları tarafından tahrip edilmis. Şansliyiz ki Çingene Kızı başka kalıntıların altında kaldığından kaçakçıların e koylulerin gözünden kaçmış. İsmini halka kupelerine ve örgü saçlarına istinaden alan mozaigi bu kadar ünlü yapan bakışları. Kullanılan üç çeyrek tekniği  ile nereden bakarsanız bakın Çingene Kızı da size bakıyor.

DSC_0690

Çingene Kızı

Bu tekniğe Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa tablosundan aşina olmanız mümkün. Müzenin mağazasından Mozaik alışverişi yaptıktan sonra kendimizi müzenin 2 sokak arkasında yer alan halil usta’ya atıyoruz. Halil usta oldukça büyük ve yoğun bir esnaf lokantası. Hem yerel halk hem turistlere hitap ediyor. Halil usta eğer siz özel bir yemek istemiyorsanız simit kebabı,  Terbiyeli et ve kuslemeden oluşan karışık kebab servis ediyor. Biz özellikler Terbiyeli ete bayıldık. Yalnız size bir uyarı; burası antep ve acısı ile meşhur; ne kadar aci severseniz sevin biberleri tatmadan ağzıniza atmayın. Eşim yaptı, ve geçici bir dil uyuşmasi/ağlama yaşadı. Siz siz olun yapmayın :),

DSC_0711

İşte bu acı biber 🙂

Halil usta ziyareti sonrası merkeze dönüyoruz, aracımizi park ettikten sonra ilk istikamet kale. Kalenin restorasyonu felaket fakat içerideki bilgilendirmeler ve video oldukça güzel. İçerde yuruyus boyunca Gaziantep’in kurtuluş savaşındaki önemini anlatan video size eşlik ediyor. Yalnız bizim gibi fazla yemek nedeniyle mide spazmi geçirirken bu mini tırmanışı yapmanızı onermem. Hoş buraya gelmişken mide spazmı gecirmemeniz çok ta mümkün görünmüyor. Bugün hedefimiz şehir merkezini gezmek. Tarihi gümrük han, Zincirli Bedesten,  Emine Göğüş mutfak muzesi, yeni han ve bakircilar çarşısını geziyoruz.

Merkezden ayrılıp Koçak baklavanin yolunu tutuyoruz. Burda ortaya karışık sobiyet, özel sobiyet, baklava alarak kendimizi bu lezzetle odullendiriyoruz. Fıstıklari gerçekten çok güzel ve kebaplarda da tatlılarda da bol bol kullanıyorlar. Akşam olmak üzere ve bayazhan’a geçiyoruz. Öncelikli olarak yanında yer alan kent müzesini ziyaret ediyoruz. Sonrasinda bayazhan’ın içerisinde yer alan Mozaik mağazasını ziyaret ediyoruz. Mozaik ustası beyfendinin eşi ile gündüz tanismistik, buraya da nasıl yapıldığını öğrenmek için geliyoruz. Usta emekli öğretmen, kendisinin dinginliğinden son derece etkileniyoruz. Bu sanatın stres atmakta ne kadar başarılı olduğunun canlı örneği karşımızda, mutlaka ziyaret etmenizi öneririm. Aksami atıştırmalık ile gecistirecegimizden bayazhan’da bulunan lounge’a gidiyoruz. Burası ile ilgili okuduğumuz yorumlar pahalı olduğu yönünde fakat bizim gibi istanbuldan gelenlere normal geliyor fiyatlar. Ayrıca ambiyansi ve müzikleri son derece kaliteli. Keyifli bir gecenin ardından erken başlayan günü çok ta geç olmadan sonlandiriyoruz. Otelimiz holiday inn Koçak baklava’ya oldukça yakın. Aslında butik otelde kalmayi planlıyorduk fakat mailimin junk’ına düşen rezervasyon iptal bilgilendirmesinin azizligine ugradigimizdan son anda holiday inn’ i ayarlıyoruz. Otel güzel bir şehir oteli. Ödenen parayi hakediyor. Ertesi sabah 9 da bulusmak üzere dinlenmeye çekiliyoruz.
Pazar sabahı otelden çıkış yaptıktan sonra istikametimiz katmerci Zekeriya usta.

DSC_0753

Zekeriya Usta

Sabah sabah katmer mi yenir demeyin çünkü burda ogleden sonra iyi katmer bulmanız zor. Hatta aynı durum ciğer için de soz konusu; biz zor bulduk. Zekeriya ustanın dükkanı yanyana iki küçük dükkan. Eğer katmerinizi Zekeriya usta da yemek istiyorsanız erken kalkmalı ve soğukta da sıcakta da dışardaki masalarda yemeyi göze almalısınız. Zekeriya usta hem anteplilere hem yerli hem de yabancı turiste hizmet ediyor. Burada da halil ustadaki gibi siparis vermeniz gerekmiyor. Zaten siz masaya geçtikten sonra katmeriniz pişiriliyor ve çayınız geliyor. Zekeriya ustanın hemen yanındaki ciğerci de oldukça yoğun.  Tam yanımızda genç erkek grubu önden katmer arkasından ciğer ve tekrar katmer yiyerek bizi oldukça şaşırtıyor, gençlik işte. Katmer son derece lezzetli, yufka incecik ve asla tadını almiyorsunuz, içindeki kaymak ve bol fıstık hem baymiyor hem de tadı damaginizda kalıyor. Katmerden sonra kahve icin tahmis kahvesine geçiyoruz, içerisi çok güzel fakat burası oldukça turistik ve pahalı.  Menengiç kahvesini sevmedigimi bir kez daha hatırlıyorum. Damak zevki tabi 🙂 çarşıda eve götürmek üzere baharat, Salça ve fıstık alışverişimizi yaptıktan sonra Arabamıza atlayarak Halfeti yoluna koyuluyoruz.
100 km yolumuz var fakat biz Nizip te yemek yemeyi planladigimizdan yolumuz 3 saat kadar sürecek. Nizip merkez oldukça küçük,  hem pazar olmasi hem öğlen olmasi nedeniyle merkezde ciğer bulamıyoruz, sabahtan bitiyormus ciğer. Nizip’e gelmeden d400 yolu üzerinde sağda kalan hacibaba’ya gidiyoruz ciğer için.

DSC_0773

Meşhur Hacıbaba

Karışık ciğer ve uykuluk yiyoruz. Son derece lezzetli ve hesap oldukça uygun eğer Halfeti’ye gidiyorsaniz bu lezzeti atlamayin derim. Gaziantep yönünden gelirken navigasyonun yönlendirdiği kestirme yola girmenizi tavsiye etmem, hem oldukça dar hem bozuk. Halfetiye gelmeden güzel bir manzara sunuyor doğa, tepeden Halfetiyi fotograflamanizi öneririm. Biz yaptık 🙂
image

Eski Halfeti oldukça şirin, burası 2 m kadar su altında kalmış baraj nedeniyle. Gelir gelmez tekne turuna çıkıyoruz, oldukça serin tekne. Rum kale ve savaşan köyü için bu türü yapmak gerekiyor. Rum kale baraj gölünün gaziantep tarafında kalmış, kayalık bir tepenin uzerindeki bir kale. Kalenin iki duvarı fırat nehri ve merzimen çayı ile sınırlı olduğundan kale savunma açısından oldukça avantajlı. Rumkaleden sonra sıra Savaşan köyünde burası şu resimlerde gördüğümüz minaresi gözüken gerisi sular altında kalmış Camisi ile ünlü terk edilmiş küçük bir köy. Tekne ile ilk gördüğünüz anda ciddi bir etkileyicilige sahip. Tabii ki burayı fotograflamayi atlamiyoruz.

Tekneden sonra halfetide kısa bir yürüyüş yaptıktan sonra antep için donus yoluna çıkıyoruz. Antep teki son destinasyonumuz kebapçı imam çağdaş.

DSC_0840

İmam Çağdaş ve damakları büyüleyen gezinin son yemeği

2 katli kebapçı çok büyük ve tamamen dolu. Ayrıca düğünden önce Gelinleri buraya yemeğe getirme adeti var, bizim oturduğumuz süre boyunca 3 gelin geldi. Sarimsaklı lahmacun çok lezzetli, Alinazik ve patlıcanlı kebap son derece  başarılı; gaziantep gezimizin finali için çok doğru bir adres. Bu finalin ardından yemeklerin tadı damagimizda kalarak Gaziantep’e veda ediyoruz. Bir sonraki seyahatte görüşmek üzere,
Hayat bir yolculuk, önemli olan bu yolculuğu sevgi ve mutlulukla paylasabilmek…

Yorum bırakın