Yunanistan rotamızın son durağı olan Mikonos’a doğru yola çıkıyoruz Santorini limanından. Hava güneşli ve oldukça güzel. SeaJets‘in bizim Yenikapı-Bursa hattında çalışan arabalı feribotlarına çok benzeyen bir feribotu ile yolculuğumuz başlıyor. Santorini – Ios – Naxos – Mykonos rotası üzerinde ilerliyoruz. Ios ve Naxos’ta durakladığımızda bu adaların bakirliği ve güzelliği ayrıca dikkatimizi çekiyor. Başka bir tatil planında düşünmek üzere beyin bedava diyerek hafızaya yollanıyor.
Bizdekinin aksine feribotta güneşlenmeye izin veriyorlar. Özellikle duraklama noktalarında adalara yaklaşırken ve ayrılırken feribotun önünde hem güneşlenme hem de adaları yakından görme şansı doğuyor. Normalde iki saat olarak belirtilen yolumuz üç saat sürüyor ama denizin ve püfür püfür esen rüzgarın keyfini sürerken bunu ancak inerken farkediyoruz.
Feribotla yolculuk özellikle de iyi havalarda kesinlikle tavsiye edilir. Biletlerin üzerinde 1 saat önceden limanda check-in yapılması zorunluluğu yazıyor ama bunu dikkate almayın, limanda check-in falan yok 🙂 Sadece bileti limandaki acentaların birinden bastırmış olmanız gerekiyor.
Liman’da indikten sonra public otobuslerle mikonos town old port’a transfer alabiliyorsunuz. (kişi başı 1,60 EUR). Mikonos town arabayla 5 dk bile sürmeyecek kadar kısa bir mesafede. Burda indikten sonra ister taksi, ister motosiklet veya atv kiralayarak otelinize veya gitmek istediğiniz yere varabilirsiniz. Adayı gezmek için yaklaşık 1,5 günümüz var bu nedenle kısa sürede çok yer gezmek için biz atv kiralamayı tercih ettik.
Mikonos’ta Gezilecek Yerler:
Mikonos, mavi-beyaz evleri, kırmızı kubbeli kiliseleri, tertemiz ve şirin sokakları ve de güzelim sahilleri ile ünlü bir yer olunca rotamızı buna göre belirledik ve dünyaca ünlü sahillerini keşfetmek için yola çıktık. Elimizde sahilleri gösteren haritamız ve yola çıkıyoruz:
Paradise Beach:
Mikonos’a ilk kez geliyorsanız bu beach’e gidin şeklinde tavsiye aldığımızdan ilk yer olarak buraya uğradık. Buranın denizi güzel değil. Ama yeme-içme yerleri ve tesis imkanları olarak en büyüklerinden biri. ulaşımı kolay ve de popüler bir beach, çünkü epey kalabalıktı. Muhtemelen akşam partileri güzel olacak olan yerlerden biri.
Elia Beach:
Gökkuşağı bayrağını çekmişler, gay arkadaşlarımızın rahat rahat kaynaştığı farklı bir mekan. Denizi idare eder ama çok matah değil. Su sporları yapılabiliyor. Beach’in restaurant’ı gayet güzel ama fiyatları Mikonos standartlarının biraz üzerinde. Burda denize girmeyip sadece kumsalında bir gezinti yaparak yolumuza devam ediyoruz.
Agrari Beach:
Gezdiğimiz en sakin beach. Neredeyse kimsecikler yoktu. Denizi ve kumsalı güzel. Ulaşımı biraz zor, çok dik yokuşlardan inip çıkmak zorunda kalıyorsunuz. Biz atv ile inip-çıkabildik ama çok dikkatli olmak gerekiyor. Bunun dışında kafa dinlemek ve güzel bir denizde yüzmek için ideal bir yer.
Super Paradise Beach:
Muhteşem bir denizi var. Cam gibi bir su. Deniz tabanı tamamen kum. rüzgar ve dalga yok. Gönlünüzce yüzebileceğiniz harika bir koy. Ayrıca mekanın ses sistemi ve dans şovlarından parti akşamlarının gayet başarılı olabileceği anlaşılıyor. Genç nüfusun biraz daha fazla olduğu bir beach. Bizim tartışmasız favorimizdi.
Vaktimiz sınırlı olduğundan beach turunu noktalayıp şehrin merkezi olan Little Venice bölgesine geçiyoruz. Burası restaurant ve kafelerin toplandığı, eski Mikonos’un daracık, şirin sokaklarını gezebileceğiniz bölge. Ada atmosferini hissedebileceğiniz sokaklarında kaybolmak isteyeceğiniz bir yer. Çok güzel hediyelik eşyalar dükkanları var. En güzeli çok güzel fotoğraflar çekebileceğiniz sokakları var. Burayı gezmek için rahat bir zaman dilimi ayırmanızı öneririm.
Mikonos’a gidip te yel değirmenleri ile fotoğraf çektirmeden dönmek olmaz.
Yeme-İçme Tavsiyeleri:
Biz ada konseptinden dolayı deniz ürünlerine yöneldik. Joanna’s Niko’s Place çok tesadüf eseri bulduğumuz bir yer. Menülerindeki Izgara deniz ürünleri mix 2 tabağını söyledik ve kendimizden geçtik. Hem kalamar, hem ahtopot ancak bu kadar güzel pişirilebilir. İspanyolların Paella’ları gibi güzel bir pilav eşliğinde servis ettiler. Çok tavsiye ederiz.
Little Venice’te güzel bir makarnacı bulduk: Ve de denemeden geçmedik. Bu güzel dükkanda birşeyler yemeden ayrılmayın derim.
Deniz ürünleri ve pasta dışında, çoğu restaurant’ta caciki, musakka, imam (bizdeki imam bayıldının feta peyniri ile yapılan versiyonu), fava, humus, zeytinyağlı dolma gibi ismi ve lezzeti bizdekinin aynı olan mezelerden tadabilirsiniz. En az bizdeki kadar güzel yapıyorlar. Peynirleri çok güzel, feta peyniri ile fırında yapılan birkaç çeşit sıcak mezeleri var, gorurseniz mutlaka deneyin derim.
Biz Mikonos’u çok beğendik. Popüleritesine oranla fiyatları genel anlamda ucuz olan bir yer. Biz Eylül sonunda gittik, hava çok güzeldi, adanın insanlarını çok sevdik. Sokakları, evleri, restauranları tertemiz ve bakımlı. Keşke benim ülkem de böyle olsa diye içimden geçirmeden edemedim..






