Karaburun, İzmir – Gizli kalmış izmirli

21 temmuz gece 12’de başlayan yolculuğum sabah 10:30’ta karaburun’da sonlaniyor. İzmit’ten geliyor olmam nedeniyle otobüs yolculuğunu tercih ederek izmir otogara ulaştım.  İzmir otogarından servis ile uckuyular’daki dolmuş durağına geldim. Dolmuş ile karaburun 1,5-2 saat civarı sürüyor.  40 dakika Çeşme otoyolunda ilerledikten sonra asıl mesakkatli olan karaburun yoluna sapiyoruz. Yolun son 20km’si oldukça kıvrımlı ve dar. Ki bu yolun yenilenmiş hali, eski yol tam 303 virajda olusuyomus şimdi bu yol karaburunlular için otoban gibi geliyormuş.  Bu yolun zorluğu nedeniyle karaburun İzmir’in diğer tatil beldelerine göre oldukça el değmemiş kalmış. Geliş yolunda en beğendiğim yer manal koyu oldu. Birkaç villanin olduğu bu güzel koy o kadar berrak ki, eğer beklenti deniz ve kafa dinlemek ise burada bir ev kiralanabilir. Sezen aksu’nun da burada bir yazligi var, “kalbim ege’de kaldi” burada yazilmis olabilir mi acaba? Maalesef başka konaklama imkanı mevcut değil henüz. Yol üzerinde pekçok köy geçiyoruz. Kırkpınar,  saip bunlardan birkaçı. Karaburun dağlık yapısı, biraz hırçın denizi, dinmeyen rüzgarı ve sakin hayatı ile insanın huzur bulabilecegi yerlerden.

Konakladigim Otel Can Karaburun, Konumu muhteşem ve oldukça sade bir otel. İşletmecisi Talat bey aslen eczacı, karaburun merkezde bulunan Eczanesi karaburunda açılmış ilk eczane. Resepsiyonda Ali Bey ve Perihan hanim sizi karşılıyor. Her ikisi de son derece yardimci ve canayakın.  Otel genel olarak benim beklentilerimi fazlasıyla karşıladı fakat 5 yıldız konseptini sevenler için çok konforlı olmayabilir. Otelimin iskelesi;
image

Otelin konukları genellikle 50 yaş üstü olduğundan hem ilk defa geldiğim hem genç olduğum için dikkat çektiğimi fark etmem çok uzun zaman almıyor.  Burada işletmeciler karaburun un yerlisi ve cok güleryüzlü ve dost canlısı. Henüz Çeşmenin, Alaçatı’nın uzaklığı/soğukluğu buraya yansimamis. Otelin güzel iskelesinde güneslenmek ve deniz keyfi insana huzur veriyor. İskelede tanıştığım yerlilerden aldığım tavsiye ile akşam yemeği için Ergin pansiyonun yolunu tutuyorum. Pansiyonun sahibi Ergin bey limanda yer alan Albatros restoranın eski sahibi, şimdilerde Albatrosu devretmis sadece Ergin pansiyonu işletmekte. Bana kumların üstünde çok güzel bir sofra kuruyorlar. Jumbo karidesini ve taptaze balıklarıni tatmadan Karaburundan dönmeyin derim. Sahilde  yediğim yemek bana şehir hayatından yoruldugum zamanlarda kaçabilecegim yeni bir durak sunuyor. Huzuru düşlediğimde bu an canlanacak gözümde.

Otel dışında konaklama için pansiyon seçenekleri de var. Benim kaldığım otelin fiyatı gecelik 100 TL civarında. Akşam yemeği de güzel bir rakı & balık masası kurduğunuzda kişi başı 80-100 TL ödersiniz.
image

Yeni sabaha gün doğumu ile uyanıyorum. Bu da odamin harika gün doğumu manzarasi.
image

Gün doğumundan sonra biraz daha uykunun ardından kahvaltı sonrası iskele keyfine başlıyorum. İskelede geçen saatlerin sonunda Gabriel Garcia Marquezin “Yüzyıllik Yalnızlık” kitabını bitiriyorum. Burası bana çok uzun süredir burdaymisim hissi veren bir dinginliğe sahip. 2 günlük muhteşem bir kaçamagin ardından artık dönme zamanı. Ve dilimde o sarki;
Kalbim ege’de kaldi…

Yorum bırakın