Bangkok’taki ikinci günümüz, sabah erken uyanıp Türkiye’den getirdiğimiz peynir ve zeytinimiz ile güzel bir kahvaltı yaparak yola çıkıyoruz. Phraya nehri boyunca uzanan tarihi tapınaklar bölgesine gideceğiz. Rotamız şu şekilde:
Grand Palace – Wat Pho – Wat Arun – China Town
İlk durağımız Grand Palace.
Grand Palace:
Grand Palace Phraya Nehri kenarında olduğu için Nehre kadar Sky Train ile nehir boyunca da feribotla seyahat edeceğiz. Kaldığınız otelden alacağınız bir Bangkok şehir merkezi haritası ile feribot’a gideceğiniz yolun tarifine ulaşabilirsiniz. Bizim kaldığımız otel Asoke’ta olduğu için sky train ile “Saphan Taksin” durağına kadar metro ile gittik. Orada indikten sonra da hemen kısa bir yürüme mesafesinde bineceğiniz Feribotlara ulaşabiliyorsunuz. Feribotlar Sathorn (central) pier iskelesinden kalkıyor. Feribot’a bindiğinizde güzergah haritasını size verecekler, Grand Palace’a gitmek için Maharaj Pier (n9) nolu durakta inmeniz gerekiyor. İndikten sonra 2-3 dk lık bir yürüyüşle saraya varabilirsiniz.
Feribot biletleri ile ilgili birkaç ipucu veriyim. Feribot biletlerini tek seferlik veya günlük olarak alabiliyorsunuz. Biz Nehir boyunca birçok noktaya gideceğimizden 150 baht vererek günlük bilet aldık. (tek bir sefer binecekseniz 40 baht). Aldığımız bilet turistik botlar için (turuncu hat ). Beyaz hatlar normal toplu taşıma içinmiş ve tek sefer biniş 15 baht. Bunu biraz geç öğrenmiş olduk 🙂 Siz çok daha uygun fiyata olan bu halk feribotları biletlerinden alabilirsiniz.
Feribotların çalışma saatleri 09:30 – 17:30 arası. Çok erken yola çıkarsanız beklemek durumunda kalabilirsiniz.
Saray 09:30 – 15:30 saatleri arası açık. Öğleden sonraya kalanlar saate dikkat etmeli. Giriş ücreti 500 baht. Audio – Guide alırsanız ilave 200 baht.
Sabah saatlerinde gidecekler için önerim güneşten korunmak için yanınıza mutlaka birşeyler (şapka, şemsiye) alın çünkü sabah saatlerinde çok müthiş bir sıcak var.
Sarayı hızlı bir tempoda gezmek için bile en az 1-2 saate ihtiyacınız var. Saray oldukça büyük ve de günün her saati epey kalabalık oluyor.
Wat Pho Tapınağı:
Sarayın çıkışından sola dönüp 5 dk yürüyünce Wat Pho tapınağına varıyorsunuz. Tapınağın içinde 46 m uzunluğunda yatan dev bir buddha heykeli bulunuyor. Tapınağın bahçesi de ilgi çekici. İçerde yatan Buddha heykelinin büyüklüğünü dışardan kestirebilmek mümkün değil. Buddha’yı yatırıp tapınağı ondan sonra üzerine inşa etmişler 🙂 başka türlü sığması mümkün değil.
Wat Arun Tapınağı:
Wat pho’ dan sonraki durağımız Wat Arun Tapınağı. Wat arun Bangkok taki en yüksek tapınak. Merkezi kulesi 76 m uzunluğunda. Arun sabah anlamına geliyor yani tapınak en iyi sabah ve gun batımında görülebiliyor. Tay dilinde Şafak Tapınağı anlamına geliyormuş. Phraya nehri kıyısındaki en ihtişamlı Tapınak ama maalesef ki bizim ziyaret ettiğimiz sırada uzun dönemli bir restorasyona girmişti ve aslında Tapınağın ihtişamı etrafındaki tadilat faaliyetleri yüzünden çok fazla görülemiyordu. Yine de mutklaka görülmesi gereken yerlerden biri.
Wat Arun hemen Wat Pho tapınağının karşısında nehrin karşı kıyısında bulunuyor. Gitmek için iskeleden kalkan 3 baht’a binebileceğiniz tekneler var. Tekneler nerdeyse her 2-3 dk bir kalkıyor.
Bu arada Tapınaklara giriş kuralları ile ilgili genel bir bilgi vereyim:
* Girerken ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekiyor. Ayakkabılarınızı ya Tapınağın dışında bırakıyorsunuz ya da Tapınak girişinden edinebileceğiniz bir çanta ile yanınızda taşıyorsunuz.
* kapalı kıyafetleriniz olmalı. Şort, kısa etek olmuyor. Tapınak girişinde ustunuzu ortebileceğiniz şeyler mevcut.
China Town:
Gün boyu sıcağın alnında gezip yorulduğumuz için artık dinlenme ve birşeyler yeme vakti. Şehrin yeme içme yerleri denince ilk akla gelen yer olan China Town’a doğru gitmek üzere yola çıkıyoruz. Kesinlikle gün batımından sonra buraya gitmenizi öneririm. Şehrin ışıl ışıl sokaklarını, cıvıl cıvıl sokak satıcılarını ve de Tay mutfağının binbir çeşit lezzetini tatma fırsatı bulabilirsiniz. Özellikle sokak satıcılarından yeme ile ilgili bir sıkıntınız yoksa burası sizin için bir cennet.
Akşam yemeğimizi de yedik. Yarın sabah erkenden Pattaya’ya geçiyoruz. Şimdi dinlenme vakti.




