Yurtdışı tecrübesinin ardından buluşan iki dost nereye gitmek istediklerine karar veremezler. Güneydoğu Asya mı Mısır mı diye düşünürken kendileri GAP bölgesini gezmek için Batman uçağında bulurlar. Güneydoğu iki kızın gezmesi için tehlikeli bulunurken onlar, hiçbir plan rezervasyon yapmadan sırt çantaları ile yollardadır.
Trakyalı ben Hasankeyf minibüsleri için Batman otogara geldiğimizde anlıyorum doğduğum büyüdüğüm yerlerden ne kadar farklı bir bölgeye geldiğimi. Kalabalıktaki en beyaz kişi olarak dikkat çekiyorum. Küçük minibüsümüz yarım saat beklemenin ardından yola çıkıyor. Yol henüz sezon olmaması nedeniyle çok işlek sayılmaz. 1 saatte Hasankeyfte oluyoruz. Küçük bir çarşısı var, biz önce yemek yemek istiyoruz. Yemeğimizi Yolgeçen Hanı Restorant’ta yiyoruz. Hem manzarası hem yemekleri hem de hizmet oldukça iyi. Yemekten sonra Hasankeyfi gezmek için yerli bir rehber ile anlaşıyoruz. Rehberimiz Eyüp ile trekking güzergahını tamamlıyoruz. Ardından meydandaki kahvede hilve içiyoruz. Ben o kadar beğeniyorum ki hem 2 fincan içiyorum hem de tarifini alıyorum. Hilve için; Kahve ve bal kavrulur. Az şeker ince dövülmüş ceviz ve yarım yağlı süt karşıtırılarak eklenir, kaynadıktan sonra üzerine biraz daha ceviz konularak servis edilir. Bence menengiçten çok daha lezzetli, ısrarla tavsiye edilir 🙂
Midyat’a geçmek üzere kahvede beklemeye başlıyoruz. Bize en geç aracın 17:00’de olduğu söylenmesine rağmen araç 18:00’de geliyor. Ve gelen araç dolu, aracın en arka tarafına iki plastik tabure atıyorlar bizim için ve 1 saatlik yolculuğumuz başlıyor.
Midyat öğretmenevine varıyoruz geceyi geçirmek üzere. Öğretmenevinde eğer üyeliğiniz yoksa kişibaşı 50 TL’ye konaklayabiliyorsunuz.